2026 yılında İstanbul Aile Mahkemelerinde anlaşmalı boşanmada en sık karşılaştığımız hatalar
Anlaşmalı boşanma, dosya sayısı bakımından aile mahkemelerinin en yoğun iş yükünü oluşturan dava türü olmaya devam ediyor. Buna karşılık, tarafların "anlaştık, artık sorun yok" varsayımıyla hareket etmesi nedeniyle dosyaların önemli bir kısmı ilk celsede sonuçlanmıyor; bir kısmı ise kesinleştikten sonra infaz ve icra aşamasında yeni uyuşmazlıklara dönüşüyor. Büromuzda son bir yılda İstanbul'daki aile mahkemelerinde takip ettiğimiz anlaşmalı boşanma dosyalarında tekrar eden hata kalıplarını, protokolün hazırlanmasından hükmün infazına kadar uzanan süreç üzerinden not ettik.
1. Protokolün "iki taraf da imzaladı" düzeyinde bırakılması
En sık gördüğümüz hata, protokolün içeriğinin müzakere edilmeden, tarafların üzerinde yalnızca genel başlıklarla anlaştığı bir metne dönüşmesi. Mahkeme, protokoldeki irade beyanını ve düzenlemelerin açık, infaz edilebilir ve tarafların gerçek iradesini yansıtır nitelikte olup olmadığını denetliyor. "Nafaka konusunda anlaşılacaktır", "velayet ileride değerlendirilecektir" gibi ifadeler protokolü fiilen işlevsiz hale getiriyor; hâkim bu haliyle hüküm kurmuyor ve taraflara süre veriyor. Protokolün her maddesi, tek başına okunduğunda ne yapılacağını göstermeli.
2. Velayet düzenlemesinde kişisel ilişkinin soyut bırakılması
Velayet konusunda tarafların anlaşmış olması, kişisel ilişkinin de aynı netlikte düzenlendiği anlamına gelmiyor. Uygulamada sık karşılaştığımız tablo şu: velayet anneye veriliyor, baba için "uygun aralıklarla görüşme" yazılıyor. Hüküm bu haliyle infaz edilebilir olmadığı için icra aşamasında taraflar yeniden mahkemeye dönüyor. Görüşme günleri, saat aralığı, teslim ve iade yerleri, tatil ve bayram dönemlerine ilişkin özel düzenlemeler, yıl içindeki toplam görüşme düzeninin sınırları protokolde tek tek yazılmalı. Aksi halde dosya, anlaşmalı boşanma görünümü altında gizli bir velayet uyuşmazlığına dönüşüyor.
3. Nafaka kalemlerinin tek başlıkta toplanması
Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası farklı hukuki rejimlere tabi. Protokolde "aylık şu kadar nafaka ödenecektir" şeklindeki tek satırlık düzenleme, sonraki artırım ve kaldırma davalarında ciddi yorum sorunları doğuruyor. Hangi nafakanın hangi çocuk için ne kadar ödeneceği, ödeme günü, ödeme yöntemi, artırım dönemi ve artış esası ayrı ayrı belirtilmeli. Ayrıca nafakanın hangi tarihten itibaren işleyeceği konusundaki belirsizlik, icra takibinde ödeme emrine itirazın en yaygın gerekçesi olarak karşımıza çıkıyor.
4. Mal rejimi ve malvarlığına ilişkin düzenlemenin atlanması
Anlaşmalı boşanma, mal rejiminin tasfiyesini kendiliğinden çözmez. Taraflar protokolde mal rejimine ilişkin bir düzenleme yapmadıysa, boşanma kesinleştikten sonra katılma alacağı veya katkı payı alacağı davası açılmasının önünde bir engel bulunmuyor. Dosyalarda en sık gördüğümüz sonuç, boşanmanın üzerinden iki-üç yıl geçtikten sonra açılan tasfiye davaları. Protokolde taşınmaz, araç, banka hesabı, kıdem tazminatı ve emeklilik birikimleri gibi kalemlerin akıbeti açıkça yazılmalı; tarafların birbirinden mal rejimi kaynaklı talep ve haklarının kalmadığı yönündeki feragat iradesi, hukuki sonuçları bakımından bilinçli şekilde kurulmalı.
5. Tazminat taleplerinde feragat iradesinin belirsizliği
Maddi ve manevi tazminat bakımından tarafların ne istediği protokolde çoğu zaman net değil. "Tazminat talebimiz yoktur" ifadesi ile "tazminat talebimizden feragat ediyoruz" ifadesi hukuki olarak aynı sonucu doğurmuyor; ikincisi feragat olarak değerlendirilirken ilki, talebin dava konusu edilmediği anlamına geliyor ve sonradan ayrı bir dava açılması gündeme gelebiliyor. Bu nedenle tazminat kalemleri, talep edilip edilmediği ve feragat iradesinin kapsamı tek tek yazılmalı.
6. Duruşma beyanı ile protokol arasındaki tutarsızlık
Anlaşmalı boşanmada hâkim, tarafları bizzat dinleyerek irade beyanlarını tutanağa geçiriyor. Uygulamada sık karşılaştığımız hata, duruşmada tarafların sözlü beyanları ile yazılı protokol arasında fark oluşması. Örneğin protokolde yer almayan bir taahhüt duruşmada dile getiriliyor veya protokolde yazılı bir düzenleme duruşmada "o maddeyi kabul etmiyoruz" şeklinde geri alınıyor. Bu tür tutarsızlıklar hâkimin hüküm kurmasını engelliyor, dosya sürüncemede kalıyor. Protokolün son hali, duruşma öncesi taraflarla birlikte bir kez daha satır satır okunmalı.
7. Vekâletname ve yetki kapsamının gözden kaçırılması
Anlaşmalı boşanmada vekil sıfatıyla hareket edilmesi halinde, vekâletnamenin anlaşmalı boşanma ve protokolü imzalamaya ilişkin özel yetkiyi içermesi gerekiyor. Dosyalarda gördüğümüz tipik hata, genel düzenleme içeren vekâletname ile duruşmaya gidilmesi ve hâkimin bu nedenle beyanı kabul etmemesi. Ayrıca taraflardan birinin yurt dışında olması halinde konsolosluk kanalıyla düzenlenen vekâletname veya yetki belgesinin süresi ve kapsamı ayrıca kontrol edilmeli.
8. Çocuklara ilişkin idari işlemlerin atlanması
Velayet kararı, nüfus kayıtlarındaki velayet hanesinin kendiliğinden güncellenmesini sağlamıyor. Okul kaydı, sağlık işlemleri, pasaport ve yurt dışı çıkış gibi işlemlerde kararın ilgili kurumlara ayrıca ibraz edilmesi ve gerektiğinde nüfus müdürlüğü nezdinde işlem yapılması gerekiyor. Uygulamada ailelerin çoğu bu adımı atlıyor ve ilk idari işlemde kararın ibrazı sorunu ile karşılaşıyor.
9. Boşanmanın kesinleşmesinin beklenmemesi
Anlaşmalı boşanmada hüküm, temyiz süresi geçtikten sonra kesinleşiyor. Kesinleşme öncesinde tarafların yeniden evlenmesi, mal rejiminin sona ermesine bağlı işlemlerin yapılması veya nüfus kayıtlarının güncellenmesi gibi adımlar hukuken sonuç doğurmuyor. Bu nedenle kesinleşme şerhinin alınması, sonrasında yapılacak işlemlerin sıralaması açısından kritik önemde.
Uygulamada bizim izlediğimiz yaklaşım
Anlaşmalı boşanma dosyalarında protokolü, dava dilekçesinden önce hazırlıyor ve taraflarla birlikte madde madde gözden geçiriyoruz. Velayet, kişisel ilişki, nafaka kalemleri, mal rejimi ve tazminat başlıklarının her biri için ayrı bir kontrol listesi tutuyoruz. Duruşma öncesi protokolün son hali taraflara okutuluyor ve duruşma beyanı ile protokol arasında tutarsızlık oluşmayacak şekilde hazırlık yapılıyor. Bu yöntem, dosyanın tek celsede sonuçlanma olasılığını artırıyor ve boşanma sonrası yeni uyuşmazlık riskini azaltıyor.
Anlaşmalı boşanma, tarafların iradesine dayanan bir süreç olsa da hukuki sonuçları bakımından çekişmeli boşanmadan farklı değil. Protokolün hukuki denetimden geçirilmesi, nafaka ve velayet düzenlemelerinin infaz edilebilir biçimde kaleme alınması, mal rejimine ilişkin iradenin açıkça ortaya konması; sürecin hem daha hızlı hem de sonraki uyuşmazlıklara kapalı biçimde tamamlanmasını sağlıyor. Bu noktalarda profesyonel hukuki danışmanlık almak, dosyanın başında yapılan küçük bir düzeltmenin ileride açılacak bir davayı önlemesi anlamına geliyor.
Önemli Not
Yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır; kesin hukuki görüş, tavsiye veya yönlendirme olarak değerlendirilmemelidir.
Her somut olay farklıdır. Hukuki bir karar vermeden önce mutlaka avukat desteği alın.