Türk ticaret hayatının dinamik yapısı, hukuki düzenlemelerin de bu gelişmelere paralel olarak sürekli güncellenmesini gerektirmektedir. Özellikle son dönemde, dijitalleşmenin etkisi ve küresel piyasalardaki entegrasyon, ticaret hukuku alanında önemli yenilikleri beraberinde getirmiştir. Bu makalede, güncel mevzuat değişiklikleri ve Yargıtay içtihatları ışığında, şirketler ve ticari işlemler üzerinde doğrudan etkisi olan gelişmeler ele alınacak, işletmelerin bu değişimlere nasıl uyum sağlayabileceği konusunda bilgilendirme yapılacaktır.
Şirketler Hukukunda Dijital Dönüşüm ve Elektronik İşlemler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) yapılan değişiklikler ve ilgili yönetmelikler, şirketlerin organlarının ve temel ticari işlemlerinin elektronik ortama taşınmasına olanak tanımıştır. Genel kurul toplantılarının elektronik ortamda yapılabilmesi, yönetim kurulu kararlarının elektronik imza ile alınabilmesi ve şirket evraklarının dijital ortamda saklanması, özellikle KOBİ'ler ve çok ortaklı şirketler için operasyonel kolaylık ve maliyet avantajı sağlamaktadır. Ancak, bu süreçlerin TTK'nın 1527. ve devamı maddelerinde düzenlenen usul ve esaslara sıkı sıkıya uyularak gerçekleştirilmesi, aksi halde işlemlerin geçersiz sayılabileceği unutulmamalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun son dönem kararlarında, elektronik genel kurul toplantılarında azınlık haklarının korunması ve bilgilendirme yükümlülüğünün eksiksiz yerine getirilmesi üzerinde önemle durulmaktadır.
Limited Şirketlerde Sermaye Artırımı ve Esnek Kuruluş İmkanları
TTK'da limited ortaklık yapısına getirilen yenilikler, girişimciler ve yatırımcılar açısından önemli fırsatlar yaratmıştır. Özellikle, nakit sermaye dışında emek, know-how ve ticari itibar gibi unsurların sermaye taahhüdü olarak getirilebilmesi, inovasyon odaklı şirketlerin kuruluşunu teşvik etmektedir. Ayrıca, sermaye artırımı süreçlerinde basitleştirilmiş usuller getirilmiş, şirket içi kaynaklarla yapılan bedelsiz sermaye artırımlarının prosedürü kolaylaştırılmıştır. Bu değişiklikler, şirketlerin büyüme ve finansman ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermesine olanak tanımakla birlikte, sermaye artırımına ilişkin kararların alınması ve tescil-t ilan süreçlerinde mevzuata uygun hareket edilmesi kritik önem taşımaktadır. Yargıtay, sermaye artırımı işlemlerinde azınlık pay sahiplerinin haklarının korunması ve şirket alacaklılarının menfaatlerinin gözetilmesi gerekliliğini kararlarında sıklıkla vurgulamaktadır.
Ticari İşlemlerde Sözleşme Güvenliği ve Uzaktan Sözleşmeler
Pandemi sonrası dönemde hız kazanan uzaktan çalışma ve dijital ticaret modelleri, ticari sözleşmelerin hazırlanması ve icrası konusunda yeni hukuki sorunları da gündeme getirmiştir. Elektronik sözleşmelerin geçerlilik şartları, tarafların irade beyanlarının ispatı ve tüketici olmayan tacirler arasındaki (B2B) sözleşmelerde haksız şartların denetimi, güncel tartışma konuları arasındadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un yanı sıra, Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, ticari sözleşmelerde açıklık, şeffaflık ve denge ilkelerine uyulması büyük önem taşımaktadır. Yargıtay, özellikle franchise, distribütörlük ve uzun vadeli tedarik sözleşmelerinde, güçlü tarafın sözleşmeye koyduğu aşırı caydırıcı ceza koşullarını veya tek taraflı fesih haklarını haksız şart olarak değerlendirip iptal etmektedir.
Şirketlerin Dijital Varlıkları ve Blockchain Teknolojisinin Hukuki Boyutu
Sosyal medya gündeminde de sıkça yer bulan kripto varlıklar ve blockchain tabanlı işlemler, ticaret hukuku alanında yeni bir düzenleme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bir şirketin dijital varlıklarının (domain adları, sosyal medya hesapları, dijital sertifikalar) mülkiyeti ve devri, bu varlıklar üzerinde rehin kurulması gibi konular, geleneksel hukuk kurallarının yorumlanmasını gerektirmektedir. Ayrıca, akıllı sözleşmeler (smart contracts) aracılığıyla yapılan ticari işlemlerin hukuki niteliği ve uyuşmazlık halinde yetkili mahkeme ve uygulanacak hukukun tespiti, hem ulusal hem de uluslararası ticaret için önemli bir tartışma alanıdır. Türk hukuku, bu konularda henüz özel bir düzenleme içermemekle birlikte, mevcut TTK ve Borçlar Kanunu hükümlerinin yorum yoluyla uygulanması söz konusu olmaktadır.
Sonuç ve Öneriler
Ticaret hukuku alanındaki güncel gelişmeler, şirketlerin daha esnek, dijital odaklı ve küresel rekabete açık bir yapıya kavuşmasını hedeflemektedir. Ancak, bu yeniliklerden etkin bir şekilde faydalanabilmek için şirket yöneticileri ve pay sahiplerinin mevzuattaki değişiklikleri yakından takip etmesi ve süreçleri buna göre yönetmesi gerekmektedir. Özellikle, şirket ana sözleşmelerinin güncelliğinin sağlanması, elektronik işlemler için gerekli altyapı ve iç denetim prosedürlerinin oluşturulması, ve karmaşık ticari sözleşmelerin hazırlanmasında hukuki danışmanlık alınması önem arz etmektedir. Hukuki süreçlerde yaşanabilecek uyuşmazlıkları önlemek veya çözmek için, mevzuata uygun hareket etmek ve profesyonel hukuki destek almak, şirketlerin sürdürülebilirliği ve ticari itibarı açısından vazgeçilmezdir. Bu dinamik hukuki ortamda, şirketlerin uyum sağlama kapasitelerini artırmaları, yalnızca bir yükümlülük değil, aynı zamanda rekabet avantajı elde etmek için de kritik bir strateji haline gelmiştir.