Türk ticaret hukuku, küreselleşme, dijital dönüşüm ve ekonomik dalgalanmaların etkisiyle önemli bir değişim sürecinden geçmektedir. Bu makalede, güncel tartışmalar ışığında ticaret hukukunun temel alanlarındaki yenilikler ve mevzuat değişiklikleri, özellikle sosyal medya düzenlemeleri, kamu ihaleleri, ekonomik krizin etkileri ve dijitalleşmenin ticari işlemlere yansımaları analiz edilecektir.
Sosyal Medya Yönetmeliği ve Ticari İşlemlere Etkisi
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikler, sosyal medya platformlarının hukuki sorumluluklarını yeniden şekillendirmiştir. Bu düzenlemeler, özellikle e-ticaret şirketleri ve dijital pazarlama faaliyetleri yürüten işletmeler açısından önemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda, 1 Ağustos 2023 tarihinde yürürlüğe giren "Sosyal Medya Kanunu" olarak da bilinen 7253 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler, sosyal medya platformlarına içerik denetimi ve kullanıcı verilerinin korunması gibi konularda yeni yükümlülükler getirmektedir. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın internet ortamında yapılan yayınlara ilişkin genelgeleri de bu çerçevede değerlendirilmelidir.
Yargıtay'ın son dönemdeki kararları, sosyal medya üzerinden yapılan ticari reklam ve tanıtım faaliyetlerinde tüketici haklarına ilişkin denetimi artırmıştır. Özellikle influencer pazarlaması yoluyla yapılan reklamlarda, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri ile 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca uygunluk denetimi titizlikle yapılmaktadır. Bu bağlamda şirketlerin sosyal medya hesapları üzerinden yürüttükleri ticari faaliyetlerde, 6563 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen açık ve anlaşılır bilgi verme yükümlülüğüne ve reklam mevzuatına uygun hareket etmeleri büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, Reklam Kurulu kararları da bu alandaki uygulamaları şekillendirmektedir.
Kamu İhalelerinde Şeffaflık ve Şirket Sorumlulukları
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nda yapılan son değişiklikler, ihale süreçlerinde şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) üzerinden yürütülen elektronik ihale uygulamalarının yaygınlaşması ve ihale dokümanlarının dijital ortamda paylaşılması, şirketlerin kamu ihalelerine katılım süreçlerini önemli ölçüde etkilemiştir. Ancak, son dönemde kamu ihalelerinde yaşanan usulsüzlük iddiaları, ihale süreçlerinde denetim mekanizmalarının etkinliği konusunu yeniden gündeme getirmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Ceza Genel Kurulu'nun son kararları, kamu ihalelerine katılan şirketlerin idari, cezai ve hukuki sorumluluklarına ilişkin önemli içtihatlar oluşturmaktadır. Özellikle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 235. maddesinde düzenlenen "ihaleye fesat karıştırma" suçu ve 4734 sayılı Kanun'un 17. maddesinde düzenlenen yasak fiil ve davranışlar kapsamında, şirket yöneticilerinin bireysel sorumlulukları artırılmıştır. Bu kapsamda şirketlerin, ihale süreçlerinde uyum programları (compliance programları) oluşturmaları, iç denetim mekanizmalarını güçlendirmeleri ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca kişisel verilerin korunmasına ilişkin tedbirler almaları gerekmektedir.
Ekonomik Krizin Şirketler Hukukuna Etkileri
Ekonomik dalgalanmaların ticaret şirketleri üzerindeki etkileri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) kapsamında yeni hukuki düzenlemeleri gerekli kılmaktadır. Özellikle sermaye şirketlerinin borç yapılandırma süreçleri, iflas erteleme ve konkordato müessesesi, ekonomik kriz dönemlerinde şirketlerin ayakta kalabilmesi için kritik öneme sahiptir. 7101 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler ve sonrasında 7445 sayılı Kanun ile yapılan güncellemeler, şirketlerin yeniden yapılandırma süreçlerinde önemli kolaylıklar sağlamıştır.
Yargıtay'ın ekonomik kriz dönemlerinde şirket birleşme ve devirlerine ilişkin kararları, pay devri sözleşmeleri ve şirket evliliklerinde yeni standartlar belirlemiştir. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) borç yapılandırma süreçlerinde, TTK ve İİK hükümleri ile birlikte 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler çerçevesinde ticari işletme hukuku ve şirketler hukuku kurallarının birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda şirket ortaklıklarının yeniden yapılandırılması, sermaye artırımı, şirket tasfiyesi ve iflas süreçleri, titiz bir hukuki analiz gerektirmektedir.
Dijital Dönüşüm ve Ticari İşlemlerde Elektronik Sözleşmeler
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında, elektronik sözleşmelerin geçerlilik koşulları ve ticari işlemlerdeki yeri yeniden düzenlenmiştir. Özellikle, 6563 sayılı Kanun'un 2. maddesinde tanımlanan "elektronik ticaret" kavramı, ticari hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Akıllı sözleşmeler (smart contracts) ve blockchain teknolojisinin ticari uygulamalarda kullanımı, geleneksel sözleşme hukuku kurallarının yeniden yorumlanmasını gerektirmektedir. Özellikle ticari işletmeler arasındaki elektronik ticaret işlemlerinde, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca güvenli elektronik imza ve zaman damgası kullanımı önem taşımaktadır.
Ticaret Bakanlığı'nın elektronik ticaret platformlarına ilişkin düzenlemeleri, e-ticaret şirketlerinin hukuki sorumluluklarını genişletmiştir. Tüketici hakları ve KVKK kapsamında, elektronik ticaret işlemlerinde veri güvenliği ve gizlilik politikalarının uygulanması zorunludur. Bu bağlamda şirketlerin, KVKK uyumluluk süreçlerini tamamlamaları, 6698 sayılı Kanun'un 12. maddesinde belirtilen veri güvenliğine ilişkin teknik ve idari tedbirleri almaları ve ticari işlemlerinde siber güvenlik önlemlerini artırmaları gerekmektedir. Ayrıca, 6563 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca tüketicilere ön bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve cayma hakkı gibi tüketici haklarını korumaları gerekmektedir.
Sonuç ve Öneriler
Türk ticaret hukuku, dijitalleşme ve ekonomik küreselleşme süreçleriyle birlikte dinamik bir dönüşüm içerisindedir. Sosyal medya düzenlemelerinden kamu ihalelerine, ekonomik krizin şirketler hukukuna etkilerinden elektronik ticaret uygulamalarına kadar pek çok alanda yeni hukuki düzenlemelere ve güncellemeler ihtiyacı bulunmaktadır. Şirketlerin bu değişim sürecinde hukuki uyumluluk programlarını güncellemeleri, ticari işlemlerinde şeffaflık ilkesini benimsemeleri ve mevzuata uyum sağlamaları büyük önem taşımaktadır.
Hukuki süreçlerde profesyonel danışmanlık hizmeti almak, şirketlerin mevzuat değişikliklerine uyum sağlamaları ve ticari faaliyetlerini güvence altına almaları açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle kamu ihalelerine katılım süreçleri, elektronik ticaret uygulamaları, şirket birleşme-devir işlemleri ve konkordato süreçlerinde, deneyimli hukuk ekibi desteği alınması önerilmektedir. Ticaret hukuku alanındaki gelişmelerin yakından takip edilmesi ve mevzuata uygun hareket edilmesi, şirketlerin sürdürülebilirliği ve rekabet gücü için hayati öneme sahiptir.