Rehber Alanında Güncel Hukuki Değerlendirme: Suriyelilerin Çalışma İzni ve Gönüllü Dönüş Süreçleri
Giriş
Suriye’deki iç savaşın başlangıcından bu yana Türkiye, kitlesel göç dalgalarıyla karşı karşıya kalmış ve milyonlarca Suriyeliye geçici koruma statüsü sağlamıştır. Zamanla, bu bireylerin Türkiye’deki hukuki statüleri, çalışma hayatına katılımları ve olası dönüş süreçleri, iş hukuku ve idare hukuku bağlamında önemli bir hukuki gündem oluşturmuştur. Son dönemde sosyal medyada da tartışılan “Suriyelilerin çalışma izni zorunluluğunun kaldırılması” ve “gönüllü dönüş süreçleri” konuları, hukuki açıdan detaylı bir değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır. Bu makale, güncel mevzuat değişiklikleri ve yüksek mahkeme kararları ışığında, işverenler ve Suriyeli bireyler için yol gösterici bir kaynak oluşturmayı amaçlamaktadır.
1. Suriyelilerin Çalışma İzni Düzenlemelerindeki Güncel Gelişmeler
Geçici Koruma Yönetmeliği kapsamında Türkiye’de bulunan Suriyelilerin çalışma izinleri, 2016 yılında yürürlüğe giren Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Çalışma İzinlerine Dair Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Bu yönetmelik, Suriyelilerin kayıtlı oldukları illerde, belirli kotalar dahilinde çalışma izni almalarını şart koşmuştur. Kamuoyunda “çalışma izni zorunluluğunun kaldırıldığı” yönündeki iddialar hukuki belirsizliğe yol açmışsa da, mevcut durumda bu zorunluluk tamamen kaldırılmamış; belirli sektörlerde ve illerde uygulamanın kolaylaştırıldığı görülmektedir.
Özellikle tarım, hayvancılık ve mevsimlik işlerde Suriyeli işçi çalıştırmak isteyen işverenler için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından belirlenen muafiyet halleri genişletilmiştir. Buna rağmen, işverenlerin kayıt dışı istihdama yönelmemesi ve Suriyeli çalışanların iş hukukundan doğan haklarını (asgari ücret, fazla mesai, kıdem tazminatı gibi) eksiksiz kullanabilmesi için gerekli hukuki adımlar büyük önem taşımaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2023 yılında verdiği bir kararında, geçici koruma statüsündeki yabancı işçinin çalışma izni olmaksızın çalıştırılması halinde işverenin idari para cezası ile karşılaşacağı ve işçinin hizmet akdine bağlı taleplerinin hukuken korunacağı vurgulanmıştır. Bu karar, işverenlerin mevzuata uygun hareket etmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
2. Gönüllü Dönüş Süreçleri ve İdare Hukuku Kapsamında Değerlendirilmesi
Suriyelilerin gönüllü dönüşü, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen bir idari süreçtir. Bu süreç gönüllülük esasına dayalı olup, geri dönüş yapan bireylerin güvenliğinin sağlanması ve hukuki statülerinin sona ermesi açısından idare hukuku kuralları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Gönüllü dönüş yapan Suriyelilerin, Türkiye’de sahip oldukları geçici koruma statüsü fiilen sona erer ve bu kişilerin dönüş sonrası Türkiye’ye yeniden giriş yapma hakları kısıtlanabilir.
İdare hukuku bakımından kritik bir nokta, gönüllü dönüş kararının birey üzerinde herhangi bir baskı veya zorlama olmaksızın alınması gerektiğidir. Danıştay’ın 2022 tarihli bir kararında, gönüllü dönüş yapan yabancının mal varlığı, sosyal güvenlik hakları ve eğitim durumu gibi konularda idarenin bilgilendirme yükümlülüğü bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca, gönüllü dönüş yapan Suriyelilere sağlanan nakdi yardım veya lojistik destek, idari işlem niteliğinde olup, bu desteklerin kesilmesi veya değiştirilmesi halinde bireylerin idari yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır.
3. İş Hukuku Açısından Suriyeli Çalışanlar: Haklar ve Yükümlülükler
Suriyeli çalışanlar, geçici koruma statüsüne sahip oldukları sürece, Türk iş hukuku kapsamında yer alan birçok haktan yararlanma imkanına sahiptir. Bu haklar arasında adil ücret, çalışma sürelerine uyum, yıllık izin, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri ve sendikal haklar bulunmaktadır. Uygulamada, özellikle küçük ölçekli işletmelerde Suriyeli işçilerin kayıt dışı çalıştırıldığı ve temel işçilik haklarının ihlal edildiği görülmektedir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2024 yılında verdiği bir karara göre, Suriyeli işçinin çalışma izni olmasa dahi fiilen çalıştığı dönemde işverene bağımlılık ilişkisi bulunuyorsa, iş sözleşmesinin geçersizliğinden söz edilemez. Bu durumda işveren, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücreti gibi alacaklardan sorumlu olur. İşverenlerin bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde
Önemli Not
Yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır; kesin hukuki görüş, tavsiye veya yönlendirme olarak değerlendirilmemelidir.
Her somut olay farklıdır. Hukuki bir karar vermeden önce mutlaka avukat desteği alın.