Miras Hukuku Dosyalarında Uygulamada Sık Karşılaştığımız Hukuki Riskler (2026)

Miras hukuku, teorik olarak Türk Medeni Kanunu'nun öngörülebilir hükümleriyle çerçevelenmiş görünse de, pratikte dosyaların büyük bölümü usul, süre ve ispat üzerinden kaybediliyor veya uzuyor. Büromuzda 2026 yılı boyunca takip ettiğimiz miras dosyalarında, uyuşmazlığın esasından çok, sürecin yönetilmesindeki ihmallerin belirleyici olduğunu görüyoruz. Aşağıda, Eylül 2026 itibarıyla dosyalarda en sık karşılaştığımız riskleri ve bu risklerin hangi aşamada somutlaştığını paylaşıyoruz.

1. Ölüm Sonrası İlk 48 Saatte Yapılan İşlemlerin Geri Dönüşü Olmuyor

Uygulamada en çok zorlandığımız noktalardan biri, murisin ölümünün hemen ardından aile bireylerinin banka hesaplarına, kiralık kasalara veya dijital platformlara erişim girişimi. Mirasçı sıfatı henüz veraset belgesiyle belgelenmeden yapılan bu işlemler, sonradan "mirasçılık belgesi olmaksızın tasarruf" tartışmasına dönüşüyor. Özellikle bankaların bazı şubelerinde, veraset ilamı ibraz edilmeden yapılan işlemlerin sonradan bloke edilmesi, mirasçılar arasında güven sorununa yol açıyor. Büromuzda bu tür dosyalarda ilk yaptığımız şey, ölüm tarihinden itibaren tüm hesap hareketlerinin dökümünü almak ve hangi işlemin hangi tarihte yapıldığını tespit etmek oluyor.

2. Veraset Belgesi Alınmadan Açılan Davanın Akıbeti

Mirasçılık belgesi, hem dava şartı hem de taraf teşkili açısından kritik. Uygulamada, özellikle ikinci eş ve önceki evlilikten çocukların bulunduğu dosyalarda, veraset belgesinin eksik veya hatalı alınması nedeniyle davanın usulden reddedildiğine sık rastlıyoruz. 2026'da sulh hukuk mahkemelerinde veraset belgesi taleplerinde, nüfus kayıtlarının güncel olmaması, evlatlık ilişkilerinin kayda geçmemiş olması veya yurt dışı doğum kayıtlarının bulunması süreci uzatıyor. Bu nedenle dosyayı açmadan önce nüfus müdürlüğünden aile kayıt örneğini mutlaka güncel olarak alıyoruz.

3. Tenkis ve Muris Muvazaası Davalarında Süre Yönetimi

Tenkis davalarında tasarrufun iptali veya denkleştirme talepleri, mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirlerin niteliğine göre farklı sürelere tabi. Uygulamada en sık yapılan hata, muris muvazaası iddiasının tenkis talebiyle karıştırılması. Muvazaa iddiası herhangi bir süreye tabi değilken, tenkis talebi TMK m. 571 uyarınca belirli sürelere bağlı. Dosyada her iki talebin birlikte ileri sürülmesi halinde, mahkemenin hangi talebi hangi gerekçeyle kabul ettiği, temyiz aşamasında belirleyici oluyor. 2026'da İstanbul'daki ağır hukuk mahkemelerinde bu ayrımın dilekçede net yapılmaması, ek süre taleplerine ve yargılamanın uzamasına neden oluyor.

4. Tapu İptali ve Tescil Davalarında Keşif ve Bilirkişi Raporları

Mirasçılar arasında taşınmaz uyuşmazlıklarında, tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davalarda bilirkişi raporlarının çelişkili olması en büyük risk. Uygulamada, murisin sağlığında yaptığı satışların gerçek bedel içerip içermediği, satışın bedelsiz olup olmadığı, bilirkişi raporunda farklı yorumlanabiliyor. Büromuzda bu tür dosyalarda, taşınmazın bulunduğu ilçedeki emsal satış kayıtlarını, tapu müdürlüğündeki resmi senet örneklerini ve tanık beyanlarını aynı dosyada topluyoruz. Aksi halde bilirkişi raporu tek başına belirleyici hale geliyor.

5. Mirasın Reddi ve Reddin İptali Süreçlerinde Usul Hataları

Mirasın reddi, TMK m. 605 vd. uyarınca belirli süreler içinde ve sulh hukuk mahkemesine beyanla yapılması gereken bir işlem. Uygulamada, mirasçıların mirası reddettiklerini düşünerek işlem yapmamaları, ancak sürenin kaçması nedeniyle mirası kabul etmiş sayılmaları sık görülüyor. 2026'da özellikle borçlu mirasbırakanların dosyalarında, mirasın reddi talebinin noter üzerinden yapılması gerektiği halde doğrudan mahkemeye başvurulması, usulden reddedilmesine yol açıyor. Ayrıca reddin iptali davasında, reddin mirasçıların alacaklılarından mal kaçırma amacı taşıdığının ispatı, dosyanın en zorlu kısmını oluşturuyor.

6. Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Paydaşlar Arası Anlaşmazlıklar

İzale-i şuyu davalarında, taşınmazın satışı veya aynen taksimi konusunda paydaşlar arasındaki anlaşmazlık, dosyanın yıllarca sürmesine neden oluyor. Uygulamada, özellikle tarım arazilerinde veya hisseli taşınmazlarda, bir paydaşın satışa yanaşmaması halinde mahkemenin satış kararı vermesi gerekiyor. Ancak satışa çıkarılan taşınmazın değerinin düşük belirlenmesi veya alıcı çıkmaması, dosyanın sonuçsuz kalmasına yol açıyor. Büromuzda bu tür dosyalarda, satış ilanı öncesinde taşınmazın güncel değer tespitini ve potansiyel alıcı araştırmasını ayrıca yapıyoruz.

7. Dijital Varlıkların Miras Yoluyla İntikali

2026 itibarıyla miras dosyalarında en yeni ve en az düzenlenmiş alan, dijital varlıklar. Kripto para cüzdanları, dijital platform hesapları, e-posta ve bulut depolama hesapları, mirasçılara intikal ediyor ancak erişim ve tasarruf konusunda ciddi belirsizlik var. Uygulamada, murisin dijital varlıklarının tespiti için banka ve aracı kurum kayıtları yeterli olmuyor; ayrıca platformların kendi sözleşmelerindeki mirasçılık hükümleri dosyayı doğrudan etkiliyor. Bu alanda henüz yerleşik bir mahkeme pratiği oluşmadığını, bu nedenle her dosyanın kendi özelinde değerlendirilmesi gerektiğini görüyoruz.

8. Mirasçılar Arası Denkleştirme Taleplerinde İspat Yükü

Sağlar arası kazandırmaların denkleştirilmesi talebinde, kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığının ispatı mirasçıya düşüyor. Uygulamada, özellikle eğitim masrafları, ev alımına katkı veya iş kurma sermayesi gibi ödemelerin denkleştirmeye tabi olup olmadığı tartışmalı. Büromuzda bu tür dosyalarda, banka dekontları, tanık beyanları ve murisin sağlığında yaptığı yazılı açıklamaları bir arada değerlendiriyoruz. Aksi halde mahkeme, sadece tanık beyanıyla denkleştirmeye karar vermiyor.

Sonuç: Dosyayı Açmadan Önce Yapılması Gerekenler

Miras hukuku dosyalarında başarı, büyük ölçüde dosya açılmadan önce yapılan ön çalışmaya bağlı. Veraset belgesinin güncel alınması, murisin tüm malvarlığı ve borçlarının tespiti, sağlar arası kazandırmaların belgelenmesi ve sürelerin doğru hesaplanması, uygulamada en sık atlanan ancak en belirleyici adımlar. Müvekkillerimize, mirasçılık belgesi alınmadan hiçbir tasarrufta bulunmamalarını, murisin dijital varlıklarını da kapsayacak şekilde bir envanter çıkarmalarını ve tenkis ile muvazaa taleplerini ayrı ayrı değerlendirmelerini öneriyoruz. Bu adımlar, dosyanın esasına girilmeden önce hukuki zeminin sağlam kurulmasını sağlıyor.